Educación Fundamental

Prefacio

"Educación Fundamental" es la ciencia que nos permite descubrir nuestra relación con los seres humanos, con la naturaleza, con todas las cosas. Por medio de esta ciencia conocemos el funcionamiento de la mente porque la mente es el instrumento del conocimiento y debemos aprender a manejar ese instrumento, que es el núcleo básico del yo psicológico.

"Temel Eğitim", insanlarla, doğayla, tüm şeylerle olan ilişkimizi keşfetmemizi sağlayan bilimdir. Bu bilim aracılığıyla zihnin işleyişini biliriz çünkü zihin bilginin bir aracıdır ve psikolojik benliğin temel çekirdeği olan bu aracı kullanmayı öğrenmeliyiz.

En esta obra se nos enseña en forma casi objetiva el modo de Pensar, por medio de la investigación, el análisis, la comprensión y la meditación.

Bu eserde bize neredeyse nesnel bir şekilde Düşünme şekli öğretiliyor, araştırma, analiz, idrak ve meditasyon aracılığıyla.

Nos informa, cómo mejorar los recuerdos de la memoria valiéndonos siempre de tres factores: sujeto, objeto y lugar; la memoria la mueve el interés, de manera que hay que ponerle interés a lo que se estudia para que se grabe en la memoria. La memoria mejora por medio del proceso de la trasmutación alquímica que poco a poco irán conociendo los estudiantes que se interesen por su mejoramiento personal.

Hafızanın anılarını nasıl iyileştireceğimizi, her zaman üç faktörden yararlanarak bize bildiriyor: özne, nesne ve yer; hafıza ilgiyle hareket eder, bu nedenle incelenen şeye ilgi göstermek gerekir ki hafızaya kazınsın. Hafıza, kişisel gelişimleriyle ilgilenen öğrencilerin yavaş yavaş tanıyacağı simyasal dönüşüm süreciyle iyileşir.

Para los occidentales el estudio comienza a los 6 años o sea cuando se estima que tienen uso de razón; para los orientales, sobre todo los Indúes, la educación comienza desde la gestación; para los Gnósticos desde los amoríos, es decir, antes de la concepción.

Batılılar için eğitim 6 yaşında başlar, yani akıl çağına ulaştıklarının tahmin edildiği bir dönemde; Doğulular için, özellikle Hindular için pendidikan anne karnından itibaren başlar; Gnostikler için aşk yaşantılarından itibaren başlar, yani döllenmeden önce.

La educación futura abarcará dos fases: una a cargo de los padres y otra a cargo de los maestros. La educación futura pondrá a los educandos en el Divino conocimiento de aprender a ser padres y madres. La mujer lo que requiere es protección, amparo, por ello la niña se apega más al padre cuando niña porque lo ve más fuerte y vigoroso; el niño requiere amor, cuido, mimos, por ello el niño se apega más a la madre por instinto natural. Más tarde, cuando se pervierten los sentidos de ambos, la mujer busca un buen partido o también un hombre que la quiera, cuando ella es la que debe dar amor, y, el varón busca una mujer que tenga medios para vivir o que tenga una profesión; para otros predomina la cara y formas corporales para sus sentidos.

Gelecekteki eğitim iki aşamayı kapsayacaktır: biri ebeveynlerin, diğeri öğretmenlerin sorumluluğunda. Gelecekteki eğitim, öğrencileri anne ve baba olmayı öğrenmenin İlahi bilgisine yerleştirecektir. Kadının aradığı şey koruma ve sığınaktır; bu nedenle kız çocuğu babasına daha çok bağlanır, çünkü onu daha güçlü ve dinç olarak görür; erkek çocuk şefkat, bakım, nazlanma ister; bu nedenle erkek çocuk, doğal bir içgüdüyle anneyi daha çok benimser. Daha sonra, ikisinin de duyuları bozulduğunda, kadın kendisine iyi bir koca veya onu sevecek bir erkek arar, oysaki sevgi vermesi gereken taraf kendisidir ve erkek de geçinebilmesi için parası olan veya bir mesleği olan bir kadın arar; başkaları içinse onların duyularına hitap etmesi açısından dış görünüm ve yüz ön plandadır.

Sorprende ver los textos escolares, cada obra con miles de preguntas, que el autor contesta por escrito para que los alumnos se las aprendan de memoria, la infiel memoria es la depositaria del conocimiento que con tanto empeño estudian los jóvenes, esa educación enteramente materialista los capacita para ganarse la vida cuando terminan los estudios, pero de la vida en la cual van a vivir nada saben, a ella entran ciegos, ni siquiera se les enseñó a reproducir la especie en forma enaltecida, esa enseñanza está a cargo de los malandrines a la sombra de la impudicia.

Okul kitaplarını görmek insanı şaşırtır, her eser binlerce soru içerir; bunların cevaplarını öğrenciler ezberlesinler diye yazar yazılı olarak verir; sadık olmayan hafıza gençlerin bu kadar gayretle öğrendikleri bilginin deposudur, tamamen maddeci olan bu eğitim onları eğitimleri bitince hayatlarını kazanmaları için eğitir ama içine girecekleri yaşam hakkında hiçbir şey bilmezler, bu yaşama kör olarak girerler, onlara soyu yüce bir şekilde üretmeleri bile öğretilmedi; bu öğreti utanmazlığın gölgesi altında haydutların elinde.

Se requiere que el joven comprenda que la simiente que produce el organismo humano, es el factor más importante para la vida del hombre (especie), es bendita y por consiguiente el mal uso de ella dañará su propia progenie. En los altares de la Iglesia Católica se guarda en el Sagrario con suma veneración la hostia como representativa del cuerpo de Cristo, esa Sagrada figura; está formada por la simiente del trigo. En el altar vivo, o sea nuestro cuerpo físico, nuestra simiente ocupa el puesto de la sagrada hostia de la cristiandad que sigue al Cristo Histórico; en nuestra propia simiente guardamos el Cristo en substancia los que seguimos al Cristo vivo que vive y palpita en el fondo mismo de nuestra propia simiente.

Gencin anlaması gereken bir şey var: İnsan organizmasının ürettiği tohum insanlığın ve neslin devamı için (tür için) en önemli etken olup öyle kıymetlidir ki, işte tam da bunun usulsüzce kullanımı bizzat onun soyunu lekeleyecektir. Sözüm ona Katolik Kilisesi Sunaklarında Hazreti İsa efendimizin bedeni simgelenerek bizzat temsilinin ekmek niyetine kutsallar kutsalı bir huşu ve hürmet gölgesi namında Mihrapta tutulu bulunduğunu bilmekteyiz, o Mukaddes suret de; tamamıyla bir buğday tanesinin varlığıyla temsil edilir. Tıpkı canlı sunak diye anılagelen bizim fiziki yapılarımız veya bedensel bütünlüklerimiz gibi, Hristiyan toplumlarının bizzat uyarlamada takipçisi olduğu Tarihsel Mesih'in de şüphesiz kutsal ekmeklik vasfını taşıyıp bizim bizzat tohumlarımızın yerine ikame etmiştir; esasen bizim içimizde taşıdığımız o töz mahiyetindeki İsa ki biz ki var olan o diri yaşayan Mesih'in yorulmak bilmez savunucuları olarak bizzat o tözü yine bizim tohumumuzun en diplerinde ve özünde tutup muhafaza edegelmişizdir.

Con sumo interés vemos que los agrónomos que tienen a su cargo el conocimiento de las plantas que sirven al hombre, enseñan a los campesinos a guardar respeto por la semilla que riegan en los campos, vemos que han mejorado la calidad de las simientes para producir mejores cosechas, guardando en grandes silos las existencias de cereales, para que no se pierdan las semillas que con tanto empeño produjeron. Vemos como los veterinarios, a cuyo cargo está el manejo de la vida de los animales, han logrado producir reproductores o sementales cuyo costo es cien veces mayor al producto de la carne, lo cual indica que es la simiente que producen, el motivo de tan elevado costo. Sólo la medicina oficial, a cuyo cuidado está la especie humana, nada nos dice sobre la mejora de la simiente; nosotros lamentamos positivamente esta demora e informamos a nuestros lectores que la simiente humana es la más fácil de mejorar, mediante el uso permanente de tres alimentos básicos: por medio de lo que pensamos, lo que respiramos y lo que comemos. Si solo pensamos en vaguedades, en cosas insulsas, sin importancia así será la simiente que producimos porque el pensamiento es determinante para dicha producción. El joven que estudia difiere del que no recibe educación en aspecto y presencia, hay cambio en la personalidad; El hecho de respirar cervezas digeridas en los bares y cantinas, determina sobre la vida de los parroquianos que frecuentan esos lugares: Las gentes que se alimentan de pasteles, cerdo, cerveza, picantes, alcohol y alimentos afrodisíacos, viven una vida pasionaria que los conduce a la fornicación. Todo animal fornicario es hediondo: burros, cerdos, cabros y hasta las aves de corral a pesar de ser aves, como lo es el gallo casero. Fácilmente se puede apreciar la diferencia que existe entre los fornicarios y los que el hombre hace castos a la fuerza para explotarlos, obsérvese las gónadas del caballo de carrera a la de los caballos de carga, entre los toros de lidia y los sementales que se usan para la reproducción. El animal fornicario exhala un olor repugnante, igual cosa pasa en el varón fornicario que cubre su pestilencia con desodorantes y perfumes. Cuando el hombre se hace casto, puro y santo, en pensamiento, palabra y obra, recupera la infancia perdida, se embellece en cuerpo y alma y su cuerpo no transpira fetidez.

En yüksek derece bir ilgiyle takip ederek görüyoruz ki ziraat bilimcileri, insanlığa hizmet edecek veya edecek olan tüm mevcut ekinlerin niteliğine vakıf olan ehil kişiler olmaları itibarıyla köylülere yahut tarlaya düşen tahılın değerini çiftçilere bizzat dikte etmektedirler. Çiftçiler ve ziraatle meşguliyet sahibi olan o köylüler büyük ekin silolarında tonlarca hasadı tahavvül edip geliştirmişler bu sayede çok yüksek emeklerin gözetilip sarf edilmiş bu mahsullerinin muhafazası neticesinde tahılların saklanabilmesinin eylemini ebedileştirmişlerdir. Doğrudan veya dolaylı olarak yeryüzündeki tüm hayvan familyası idaresinden sorumluluk ehli kılınan veteriner doktorların günümüz itibarıyla maliyet olarak salt et ve kan üretiminden elde edilecek gelirlerin çok ama çok ilerisinde seyreden ve kat be kat fazlasına tekabül edebilen meblağlarda damızlık yahut tohumlu spermatazoid aygırları nasıl olup da imal edip piyasaya sunduklarına hayretle bakıyoruz ki o halde sırf üretim maksadı adına o spermanın bizzat maliyet artırımına yönelttiğine delil olup çıkar. Tıbbıye'nin asli mecraları ki onlar yalnız insan bedenine tahsis edilmiş hekimlerdir ki asla ne acayiptir tekamülün o asıl kaynağı noktasında ne yazık ki bize veya kitlemize herhangi bir veri ortaya koymazlar. Bu konuda çok derin teessürler besliyor ve de biz insan soyunun veya cinsinin o nadide ve mühim tohumunu 3 aslın yegane unsuruyla birlikte ele alacak olduğumuz müddetçe kalıcı surette kolay yollardan verimlileştirebileceğimizi savunuyoruz. Bize sunulan 3 şey : Düşündüklerimiz; İçimize Çektiğimiz veya tenasül suretiyle var kıldığımız her türlü ortam kokuları ile Yiyip İçtiklerimizden teşekkül etmektedir. Salt muallakta olan saçmalıktan başka anlamı olmayan uydurmasyon işlerde zihin kurcalayıp düşünmeye yeltenir de önem sıralamasına tabi olmayan abuk eylemlere dalar isek işte üretme hususiyetinde meydana atacağımız nesil de ne yazık ki noksan ve kusurluyu beraberinde de facto olarak doğurmuş olacaktır. Elinin altındaki öğrenim ve tahsili elden bırakmayan idrakli biri, tam aksi idraktan yoksun olan eylemciden tabiat, şekli varlık, us ve fena veya fevkalade oluş haliyle muhakkak suretle birbirlerinden bir ölçüyle bütünüyle zıtlaşırlar. Aynı zamanda bu bir şahsiyet devinimidir ya da değişimi demek çok yerindedir. Söz gelimi barlarda veya bilumum meyhane köşesi, köhne kadehlerdeki veya benzeri ortamlardaki o sarhoş nahoş haldeki koku buhranlarını da o barda ömrünü içkiye adamış insanların veya alkolik sarsıntılar içindeki barların müptelalarının ciğerlerine işlemesini doğrudan sağlayan mızrapsız şarap zerreleridir: Tatlılar, kekler ve bilumum karbonhidrat temelli şeker ihtivayı gövdeye indirenlerle aynı minvalde domuz gibi hayvani yalan beslenen oburlar ile bilimum acı sos veya bibersi katkılarla yetinmeyip hazmı arttırmak veya alkollü yığınla meşru ya da uydurma kimyeviyi alarak kendi sonunu hazırlayanların şehvetleri yüzünden ifrat ile sergiledikleri fuhuşiyat sahnelerinden ötürü helaklerine zemin tahsis eden varlıklardır onlar. Her iffetsiz ya da cinsel takıntılı uçkuru kopuk zinakar daima kokuşan ve çevresine nefreti çağrıştıran foseptikvari mahluktur. Tıpkı şu merkep, hınzır, kümes güruhundaki hayvansı varlıklardan evcilleşememiş evcil kümes veya besi hayvanları familyasına uzanan ve ibret edilesi evcil hayvan misalindeki şu uyanışları dahi horozlardakine varıncaya değin... Keza yine oldukça elzem örneklem bağlamıyla şayet eşeleyip derinine inecek isek zoraki ve cebren arındırıp steril bir kılıf ve sureta ahenge zorladıklarımız arasındaki zinakarlarla safça kendini ifşa edenleri arasındaki korkunç boyutu pek nadiren ancak dikkatimizi yoğunlaştırdığımız vakit çok bariz gözlemyebileceğiz, bir yarış için ıslah edilerek kısır bir biçimde donatılanla, sırf yabaniliğine vurup tabiatının elverişine sunulan arasında nasıl denge tezat var ise ki yahut diğer bir tabirde at hakeza ve o arenalara gark edilmiş matador arenalarındaki kızgınlığın bir diğer formu ve eşeyleşme güdüsüne mahsus o tohum mahsülü. Neticesinde ifratın ulaştığı boyut her nasılsa şehvani hislerin fahiş uçkur kokusundaki cümbüşse insanı da maske misali parfümleri veya diğer suni koku barındıranlarla kendi sathi veya kaba batıni nefsaniyetini ve buhran seli akıntılarıyla beraber terini de ne yazık ki maskelemektedir. Adam olan o şahıs ne zaman ki nezaket timsali ve edepli, piri pak ve ulvi takdiriyle eylem güdü ile konuşmaları eşliğinde bir eylem ortaya sererse, masumiyetinin ilk varlık yitirilmişliğine döner ve o an ten ile nefsinin taçlandığı pırıl arınmışlığı da bünyesinde yeşerterek bünyesindeki kokuşmuşluğun emarelerinden de katiyen yoksunluk halini yaşamaya koyulur.

¿Cómo se logra la educación pre-natal? Esto sucede entre parejas que siguen la castidad, es decir, que no pierden jamás su simiente en la displicencia y el placer efímero, así: Los esposos quieren brindarle cuerpo a un nuevo ser, se ponen de acuerdo y piden al Cielo sean guiados para el acontecimiento de la fecundación, luego en actitud permanente de amor conviven alegres y festivos, aprovechan la época en que la naturaleza es más pródiga, tal como lo hacen los campesinos para sembrar, usan el proceso de la transmutación alquímica juntándose como marido y mujer, lo cual permite la escapada de un espermatozoide fuerte y vigoroso, mejorado por las prácticas antes conocidas y se logra por este medio el acontecimiento de la divina concepción, una vez que la mujer perciba que está embarazada, se aparta del varón, es decir, la vida conyugal termina, esto lo debe hacer fácilmente el varón casto porque está lleno de gracia y poder sobrehumanos, por todos los medios le hace grata la vida a su esposa para que ella no recurra a la molestia ni cosas parecidas porque todo ello repercute sobre el feto que se está gestando, si esto causa daño ¿qué no será el ayuntamiento que en forma libidinosa practican las gentes que no han recibido nunca un consejo en este sentido? Lo cual da motivos para que muchos niños sientan pasiones terribles desde temprana edad y ruboricen a sus madres en forma escandalosa. La madre sabe que está dándole vida a un nuevo ser el cual guarda en su Templo Vivo, como una joya preciosa, dándole con sus oraciones y pensamientos bellas formas que enaltecerán a la nueva criatura, luego viene el acontecimiento del nacimiento sin dolor; en forma sencilla y natural para gloria de sus padres. La pareja guarda una dieta que generalmente es de cuarenta días hasta que vuelva a su puesto la matriz que sirvió de cuna al nuevo ser, sabe el varón que a la mujer que cría al hijo debe mimarla y contemplarla, con caricias sanas pues cualquier forma pasionaria violenta repercute sobre el hijo.

Peki gebelikten evvel eğitim dediğimiz nasıl bir minval olmalıdır? Bu ancak sadakate dayalı ve iffet ehil kimseciklerde var olur. Bu demektir ki gelip ve yok olup giden lezzet deryası hengamına katiyen savurgan tohum kurban eylememeleri gibi, şöyle ki : Yeni bir can ve beden ümidini muştulayan o aile ki ikisi de göğün ta o ulasılmazına uzanıp var olan o dölün verimliliğine yakarış dilercesine birbirini kenetlemiş ve kâinatın eşref-i mahlukat olan bu berekat dolu bağış anına en güzel ve kutlu şekli vererek ve tabiricaizse o hasadı uman garip ektikçe umut besleyen işçi edasında tam anlamda kadim simyacılık düsturu transmutasyon öğretisini karı koca nezdinde adeta sımsıkı hal bilip muhteşem varoluş spermatazoid ve ilaveten geçmişten var ola geldik bu öğretiden payını kat kat çıkararak şaheserce bir cenin peyda eylemek eylemi o mukaddes embriyo halesini vücutlarında ihdas kıldığı demlerde; eş zamanında bunu iliklerine dek tadan o gebe varlık olarak bir köşede de çekim sağladıkları vakit ve cinsler cinsi de bir nevi cinsiyet yahut bir diğer cinsel hayata nokta basınca; böylesi kudreti, inayeti veya ilaveten bir üstün mukaddes varlığın o nurlu ve de paha biçilemesi güç bir halenin eylemleri ta ki kadın bu sarmal hengamına daha da zerk veya duçar olmasın deyin onun yaşamını huzur okyanuslarına tahvil eyleyen ve fetüs için de zarar verecek nice yorucu bunaltıcı evre gibi sayısız meşru yahut sayılması yorucu ne dahi varsa her şeyini sükunete yönelterek, farz-ı misal eğer olan biten şüphesiz varlığında kahrı ihdas edeceksek bunca ihtar telkin uyarılara rağmen halen şehvet selinin aşıladığı veya nasihattan uzak o azgın kitle ne şekilde pervasızca da kendi dürtüsüne kapı aralar ki? Bir kez bu meyle saparsa çocuk veya masumlar henüz ta en başından itibaren sarsılır yıkılır, ifrat buhranları ile ebeveynlerine utanç raddesine getirmelerinin öncelikli failidir bütün bu vuku bulunların.. Zaten her şeyin farkındadır eninde sonunda neyi meydana getirdiğini kadından ziyade annnelik kavramıyla Canlı İbadetesine en mücevher, duasıyla niyazıyla sarmallayıp o yaratımın ilk mucize demini doğurtsun bir evre sancı da duyumsamasa nafi; sadelik olağan bir onur nişanesi... Anne Baba veya o iki taze ebeveyn ortalama 40 güne tekabül ettirdiği tam kırk veya o kırk sayısında rahim diye atfettiği mukaddes zemin adeta beşik yahut var edişin var olma durağı şefkat sefasına eriştirebilmek adına seciye ve irade timsali o her babalık namına soyunmuş ademin yegane vecibesi olarak anasına da bizzat zevcesine de bir incelik, rikkat barındırmakta veya bunu ona bir minnet ile yapma hususunda o nefrete dönük tüm şehvetin tohumu evladına musallat olunmasın eylemisiyledir ki ona lütuflarla hitap ve nazar etme eylemini yerine koyup gözetme inisiyatifinden sorumluludur.

En los primeros 7 años forma el niño su propia personalidad de manera que son tan importantes como los meses de la gestación y lo que se espera de un ser traído en semejantes condiciones es algo que ni siquiera sospechan los humanos.

Ta o meşhur İlk yedi yılında henüz bebek denilesi iken kendi tabiatı kişiliği sergiler ki tüm o gebelik süresinden eş veya eşdeğerdir nezdinde ve bir varlık getirenin bu böylesine şart veya şablonlara riayet ile nasıl insan veya ne anlama da gelip de tahmin edilmeyeceği şüphesiz ki insan denilesi idrakte tahayyülsüz olmalıdır.

La inteligencia es un atributo del Ser, tenemos que conocer al Ser.

Akl-ı idrak, O mevcudiyet varlığın sıfatına eştir, öyle ki Biz Varlık ve Varoluşu idrake varıp bilmekle memuruz.

El Yo no puede conocer la Verdad porque la Verdad no pertenece al tiempo y el Yo sí.

Nefis ve Benlik asla ve asla Hakikat ve Doğabilirliği anlayabilir veya vakıfiyet tahakkümüne varır denilemez, Varlık zira Zaman ile asla eş gidemez ki Zaman ile yürüyen ve paye olarak kalkan ve süren sadece ve sadece BEN'dir.

El miedo y el temor dañan la libre iniciativa. La iniciativa es creadora, el temor es destructivo.

Dehşet vericilik, kâbus ve ilaveten telaş dediğimiz sızı o yegane, kilit denilesi özdeki Özgürlüğün serbeset atılım ve kalkıntılarına büyük darbe yahut yara eylemidir. İnisiyatif ve atak ve eylem daima yapılandırırken; telaş ise kati suretle tahribat saçıcısıdır bizzati..

Analizando todo y meditando, despertamos la conciencia dormida.

Daha o ne varsa kökünü dahi ta derinlerine tefekkür analizinin içine sığışıp çekildiğe erdiğimizde anlarız, işte böylesine bir varıp uyumasındaki şuur şölenidir sarsıntılar..

La verdad es lo desconocido de instante en instante, ella nada tiene que ver con lo que uno crea o no crea; la verdad es cuestión de experimentar, vivenciar, comprender.

Realite kavramı, Mutlak ve Gerçek ne anlama delalet, kimine inançla bağlanmanın, kimine ret neznindeliğinin, o inançsız da olsa dahi bağnazlıkla örtüşmez niteliğinden sıyrılıp her nasıl deney yapmacası, var ve diri oluşları, idrakın idrakine erdirişlerin mefhumudur.

JULIO MEDINA VIZCAÍNO

JULIO MEDINA VIZCAÍNO

S. S. S.

S. S. S.

Çerez kullanımı

Deneyiminizi iyileştirmek ve platform kullanımını analiz etmek için kendi çerezlerimizi ve üçüncü taraf çerezlerini kullanıyoruz. Tümünü kabul edebilir, reddedebilir veya tercihlerinizi yapılandırabilirsiniz.